eleştirel pedagoji

Journal of Critical Pedagogy
  • https://www.facebook.com/elestirelpedagojidergisi
  • https://www.twitter.com/elestirelpedagoji
Ünal Özmen
ozmenu@gmail.com
KKTC’de eğitim ve eğitimciler
11/12/2012

Bugün size, Kıbrıs Türk Orta Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS)’nın öğretmenlik mesleğinin dönüşümü konulu seminerine gidip de oradan öğrenerek dönen biri olarak KKTC’deki eğitim ve eğitimcilerden söz edeceğim. Fakat KKTC’yi bağımsız bir devlet mi, Türkiye’nin federatif bir bölgesi mi yoksa uzak doğusundaki bir ili olarak mı ele almam gerektiğine karar veremedim. En iyisi yazıyı okuduktan sonra buna siz karar verin. Peşinen söyleyeyim KKTC bana, görece bile olsa bağımsız bir devletmiş gibi gelmedi. Zaten Kuzey Kıbrıslılar da öyle olduklarını düşünmüyorlar. Kuzey Kıbrıs hakkında en az benim kadar bilginiz olmasına rağmen, eğitim sisteminin Türkiye’ye bu denli bağlı olmasına hayret etmeyesiniz diye anımsatmak istedim bunu.   

KKTC’de zorunlu eğitim; iki yıl okulöncesi, beş yıl ilköğretim ve üç yıl da ortaokul olmak üzere toplam 11 yıldır. Zorunlu eğitim kapsamındaki okullar ve liselerin tümünde Türkiye Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı öğretim programları uygulanır. Ders kitapları da Türkiye’den gider. Yani ayrı bir devletin yurttaşı olduğu söylenen Kıbrıslıtürkler, Türkiyelitürklerle aynı tedrisattan (eğitim-öğretim) geçerler: Sosyal bilgiler dersinde Başkent olarak Ankara’yı, tarih dersinde Anadolu tarihini öğrenirler; okullarında Türkiye’nin bayramlarını kutlarlar.  Başta Meclis binası olmak üzere tüm resmi kurumlarda olduğu gibi okullarda da Türk Bayrağı asmak zorunlu. Son yıllara kadar bir tek Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi zorunlu değilmiş, o da AKP iktidarının baskısıyla 2009’dan beri 6. sınıftan itibaren zorunlu dersler arasına alınmış. Türkiye’de 450 bin kişiye, KKTC’de 33 bin kişiye bir üniversite düşer ama buna rağmen üniversitelerden söz edemiyoruz. Çünkü KKTC’de üniversite yok,  üniversite adıyla açılmış ve sanayinin bir kolu olarak faaliyet gösteren işletmeler var.

Kuzey Kıbrıs, Türkiye’ye o denli bağımlı ki haliyle buradaki değişiklikler anında orada karşılık buluyor. KTOEÖS başkanı Tahir Gökçebel ile genel sekreter Mehmet Taşker’e temel sorununuz nedir diye sorduğumuzda sanki Türkiyeli öğretmenleri dinliyormuşuz gibi olduk: Kalabalık sınıflar, boş geçen dersler, atanamayan öğretmenler; elektrik, su, telefon ücretini ödeyemeyen okullar; partizanlık, öğrenci servis ücretleri, eğitimin özelleştirilmesi, eğitim bütçesi, eğitim çalışanlarının ücreti, güvencesiz öğretmen çalıştırma, müfredat, ders kitapları, kullanışsız bina ve donanımsız okullar, sınav sistemi, eş durumu atamaları, dincileşen eğitim; vs., vs… Yakın tarihten bir örnek; bizde haftasını ancak tamamlayan kılık kıyafet tartışması anında oraya ulaşmış (Lefkoşe’deki öğretmenler bu transferi protesto etmek için dün greve gittiler). Hiç kuşkunuz olmasın, uygun bir ortamda AKP, 4+4+4’le birlikte Türkiye müfredatına giren siyer ve Kuran hıfzı derslerini de KKTC okullarına ihraç etmeye çalışacaktır. Çünkü AKP, öncüllerinden farklı olarak Kıbrıslıtürklerin kendilerini sadece Türklükle ifade etmelerinden tatmin olacak bir iktidar zihniyetini temsil etmiyor. Türkiye gibi Kıbrıs’ı da Sünni Müslümanlığın yaşandığı bir yer olarak görmek isteyecektir.

Dikkatinizi çekmek istediğim bir konu da Türkiye’nin Almanya, Fransa, Hollanda gibi ülkelerdeki göçmen yurttaşlar diline, kültürüne yabancı kalmasınlar diye gönderdiği gibi KKTC’ye de öğretmen göndermesi. K. Kıbrıs’ta, aynen Türkiye’de olduğu gibi atanamayan öğretmen stoku yüzlerle ifade edilirken 150 öğretmen Türkiye adına K. Kıbrıs okullarında öğretmenlik yapıyor.  Dili, dini, kültürü, gelenek ve görenekleri ortak diye kendi milletinden saydığın bir topluma neden kültür elçisi(!) gönderilir ki?

Kuzey Kıbrıs’ta eğitim sendikaları

Kuzey Kıbrıs’ta ilk ve ortaöğretimde örgütlü iki sendika var. İlköğretimde çalışanlar Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), ortaöğretim çalışanları ise Kıbrıs Türk Orta Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS)’nda örgütlüler. Sendika başkanlarından edindiğimiz bilgiye göre çalışan öğretmenler arasındaki sendikalaşma oranı yüzde 95’in üzerinde. Bu iki sendika, sadece öğretmenlerin değil, ülkelerinin (evet ülkelerinin) tüm sorunlarıyla yakından ilgililer. Türkiye’nin kıyı kentlerinde görüldüğü gibi Kuzey Kıbrıslıların da denizden edindikleri (ve tabi etkisinde kaldıkları ve daha çok yaşam tarzlarına işlemiş Batı kültürünün kalıcı etki bırakan izlerini de hesaba katarsak) sağlam bir laiklik anlayışları var.K. Kıbrıslı öğretmenleri, bu küçük ve güzel topluluğu laiklikten uzaklaştırmak isteyenlere geçit vermeyeceklerini söyleyebilirim.



1203 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ortaçağ'dan günümüzde sınavlar - 15/05/2020
Galileo mu Sokrates mi?(!) - 01/05/2020
“Tabula rasa” - 24/04/2020
Eğitimi Wi-Fi’ye bağlamak - 17/04/2020
İnanmak kötü bir şeydir! - 11/04/2020
Okulun ihmal ettiği beceriler - 11/04/2020
Çocuklara felaketlerle mücadele eğitimi veriliyor mu? - 13/03/2020
"Başarısız" öğrenciler sınıfta kalsın mı geçsin mi? - 28/02/2020
Türkiye’nin Avrupa’ya gönderdiği öğretmen ve imamlar proselit mi ? - 23/02/2020
 Devamı