eleştirel pedagoji

Journal of Critical Pedagogy
  • https://www.facebook.com/elestirelpedagojidergisi
  • https://www.twitter.com/elestirelpedagoji
Ünal Özmen
ozmenu@gmail.com
Sıcakkanlı (memeli) hayvanların yavrularına dokunmayacaksın
13/03/2012

AKP’nin kesintili eğitim projesi kamuoyunda pedagojik sakıncaları öne çekilerek tartışıldı. İyi de oldu; toplum, eğitim bilimcileri dinleme fırsatı buldu: Halk okullaşma, kaynak ayırma, eşitlik, öğretmen sayısı, öğrenci başarısı, öğretmen yetiştirme, eğitimin süresi, niteliği vb. bakımdan Türkiye’nin eğitimde vasat durumda olduğunu ve düzeltilmesi için acil önlem alınması gerektiğini gördü. Okul öncesi eğitimin zorunlu olması gerektiği, 6 yaşın okula başlama yaşı olamayacağı; çocukların meslek eğitimine erken yaşta değil, aksine daha ileri yaşlarda (16 ve üstü) başlanmasının ve bu süreye kadarki eğitimin bölünmemesi gerektiği konusunda farkındalık gelişti.

Sonunda yasa, AKP’nin milletvekili çoğunluğu ile Meclisten geçse bile radikal İslamcı bir çıkış olduğu; dinin, iktidar tarafından insan zihnini kontrol altında tutmanın yanı sıra militarist güçler gibi baskı aracı olarak kullanılmak istendiği anlaşıldı: Halk, gerçekte zorunlu eğitim süresinin düşürüldüğünü, projenin pedagojik bir açıklamasının bulunmadığını, uluslararası karşılığının olmadığını, AKP’nin asıl amacının din eğitimini olabildiğince erken yaşta ve daha yaygın olarak vermeyi hedeflediğini gördü.

Erdoğan, son seçimdeki oy oranını tartışmalı yasa teklifinin meşruiyet kaynağı olarak gösteriyor. Halkın yüzde ellisi AKP’ye oy verdi, bu doğru. Fakat Erdoğan’ın seçim öncesi eğitimle ilgili en büyük ve iddialı kozu tablet bilgisayar vereceğini söylemesiydi. İmam hatip ortaokullarını açma, zorunlu eğitim süresini 4 yıla çekme, vatandaşın parasını denetim dışı harcama seçim vaatleri arasında yoktu. Bunları vaat etse yine aynı oyu alır mıydı, orasını bilemem ama bildiğim Erdoğan’ın, Kemal Kılıçdaroğlu’na “Seçmenler projeme oy verdi, senin projen yoktu ki oy versin” alaycı söylemiyle çelişen bir durum olması. Halk, başka beklentileri için verdiği oyun, AKP tarafından küçük bir zümreyi tatmin etmek için kullanıldığını; (umarım) aldatıldığını da anlamış olur.   

AKP, inanmayacaksınız ama insanların yavrusuna saldırarak büyük bir hata yaptı ve tedavisi çok zor derin bir yara aldı. Biyoloji okumadığı için sıcakkanlı hayvanların yavrularına ne denli düşkün olduğunu, yavrusunu korumak için kendisini feda edebildiğini öngöremedi. Tehlikelidir, memeli hayvanların yavrularına dokunmak. Memeli hayvanların insan türü, en az dişi aslan kadar vahşi olur yavrusu söz konusu olduğunda. İnsanoğlu, varlığını “seni leylekler getirdi” diye açıklasa da çocuğuna, kucağından çekiştirerek almak isteyene “çocuğumu cami avlusunda bulmadım” diye saldırır. Baltayı taşa vurdu anlayacağınız AKP, insanların çocukları üzerinde vesayeti olduğunu iddia ederek. Ne demek ‘Ben imam hatip mezunuyum, senin çocuğun da benimle aynı eğitimi almalı’, ‘ben dindarım, sen de dindar olacaksın’…  

Başbakan Tayyip Erdoğan, Ortadoğu’da gördüğü itibarın sahsına yönelik olduğunu düşünüyor. Karakterini her insanın olmak istediği yücelikte görüyor; ilginin konjontürel olduğunun, sahip olduğu meziyetlerin gerçek yaşamda bir değerinin olmadığının farkında değil. Her ne kadar “biz” diye konuşsa da “biz”in kişiliğini ekonomik ikbali hatırına kendisine teslim etmiş insanlardan oluşan bir “ben” olduğunu görmesi yakındır. 

 Eğitim süresi 10 yıl olarak öngörülen mesleğin öğretmeni 3 aylık sertifika programı ile yetişecek

4+4 yasasına göre meslek bilgisi öğrencilere, 4 yıllık birinci kademenin son sınıfında verilecek. Henüz çocuk yaşta, yani 10 yaşında… 11 yaşında da bilgisini aldığı mesleğin ilk uzmanlık derslerini almaya başlayacak. Ardından meslek lisesi, meslek yüksekokulu veya fakültesi gelecek. Anlayacağınız öğrenci piyasada değeri olan, satabileceği beceriyi 10-12 yıllık bir eğitimin sonunda edinmiş olacak. Peki, asgari 10 yılda edinilmiş bu meslek 10 yıl süreyle yapacak mı? Genel kanı, piyasa değeri olan mesleklerin ömrünün bu kadar olmadığı yönünde: 11. Sınıfta seçilen meslek öğrenci mezun olmadan ortadan kalkmış ya da önemini yitirmiş olabilecek. Lüzumsuz yere emek, zaman, kaynak harcamadan başka anlamı olmayan bir girişim…

Yıllardan beri iki aylık sertifika programı olan her fakülte mezununu öğretmen olarak atıyor; muhtemeldir, meslek ortaokullarının açılmasını getiren kesintili eğitime geçişle birlikte gereksinim duyulan meslek dersi öğretmenlerini de sertifika programlarıyla yetiştirecek! Uygulama önümüzdeki öğretim yılı başlayacağına göre mesleki ortaokulların öğretmenini bu kestirme yolla seçecek. AKP döneminde sertifikalı atama daha da yaygın bir şekildi uygulandı. Eğitim fakülteleri dışından öğretmen atamasını engelleyen Talim ve Terbiye Kurulu kararı bu parti tarafından değiştirildi. Demek ki AKP için de bir mesleği icra edebilmek için uzun süreli bir eğitime gerek yok.

Şu çelişkiye bakın ki AKP'nin getirdiği yasa, herhangi bir mesleği seçen kişinin en az 10 yıllık mesleki bir eğitimden geçmesini öngörüyor. 4 yıl ortaokul, dört lise, asgari iki yıl da meslek yüksekokulu toplam 10 yıl eder. Fakat 10 yılda ancak mesleğinin gerektirdiği bilgi ve beceriye ulaşabileceği öğrenciyi üç aylık, belki de iki aylık teorik ders alan sertifikalı öğretmenler yetiştirecek. Mesleki eğitim, yasa teklifinin tek gerekçesi olarak öne sürüldüğü için bir de bu yönüne dikkat çekmek istedim.



1723 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ortaçağ'dan günümüzde sınavlar - 15/05/2020
Galileo mu Sokrates mi?(!) - 01/05/2020
“Tabula rasa” - 24/04/2020
Eğitimi Wi-Fi’ye bağlamak - 17/04/2020
İnanmak kötü bir şeydir! - 11/04/2020
Okulun ihmal ettiği beceriler - 11/04/2020
Çocuklara felaketlerle mücadele eğitimi veriliyor mu? - 13/03/2020
"Başarısız" öğrenciler sınıfta kalsın mı geçsin mi? - 28/02/2020
Türkiye’nin Avrupa’ya gönderdiği öğretmen ve imamlar proselit mi ? - 23/02/2020
 Devamı