|
|
|
| | İÇİNDEKİLER
| | Peter McLaren söyleşi
| Sebastjan Leban
| Prof. Peter McLaren (1948, A.B.D): Eeleştirel Pedagoji hareketinin önde gelen isimlerinden biridir. Eleştirel okur-yazarlık konusunda yaptığı bilimsel çalışmalarıyla tanınan McLaren, eğitim sosyolojisi, kültürel çalışmalar, eleştirel etnografya ve Marksizm konusundaki araştırmalarıyla bilinmektedir. Siyasi anlayışını hümanist Marksizm olarak tanımlayan McLaren, bu yaklaşımıyla Marksizme yeni bir yorum getirenlerin başında gelmektedir. McLaren, bir akademisyen ve teorisyen olmasının ötesinde aynı zamanda Latin Amerika’dan Karayiplere, Avrupa’dan Orta Doğu ve Afrika’ya uzanan coğrafyada ezilenlerin başkaldırısına destek veren bir eylem adamıdır. 12 dile çevrilmiş yüzlerce makale ve onlarca kitabıyla aydınları en çok etkileyen fikir adamlarından biri sayılmaktadır. Mayıs 2oo9’da bir konferans için geldiği Ankara’da görüştüğümüz McLaren, bu sayıda okumanıza sunduğumuz söyleşisini dergimizde yayımlanmak için göndermiştir. ... | Sorun katsayı değil | Rifat Okçabol | ANAP hükümetleri, imam hatip okullarında mesleki gelişime yönelik derslerden çok öğrencileri üniversiteye hazırlayacak derslere ağırlık vermiştir. İmam hatiplerden Anadolu imam hatipler, süper imam hatipler ve çok programlı imam hatipler üretilmiştir. ... | Meslek lisesi, sınıf meselesi
| Kemal İnal | Eğitimin kendine has bir doğası ve yapısı yoktur. Eğitimle egemen ideoloji(ler) güçleri oranında ideolojik yeniden üretim yaparlar. Elbette bu ideolojik yeniden üretim tek yönlü, yukarıdan aşağıya ve her daim başarılı olamaz. Eğitim kurumu içinde muhalif, alternatif ve sistem dışı ideolojiler de kendi tezlerini ve uygulamalarını eğitim kurumu içine taşımaya çalışırlar. ... | | Ders programları ve okuma kültürü | Ünal Özmen
| AKP, konjonktürün kendisine hizmet ettiğini görerek yukarıda belirttiğim gerekçelere dayalı olarak geliştirdiğimiz eleştirileri de kullanarak ders programlarında kendi ideolojisine uygun değişiklikler yaptı. Bunu kamuoyuna sunarken bizim kullandığımız eleştirel dili kullanması, karşı görüşlerin yansımasını engelledi. Birçok aydın, programların değiştirilmesinin arkasındaki niyeti fark etmedi. Hatta yüzeysel yaklaşımlarıyla eleştiren ve sorgulayan kesimleri baskı altında tuttular. ... | Tartışmaya çağrı: İyi üniversite nedir?
| S. M. Değirmencioğlu | Yüksek öğretim alanında başta A.B.D ve İngiltere’deki üniversiteler olmak üzere gerek iyi öğrenciyi bünyesine alabilmek ve de gerekse devlet ve endüstride mali destek almak için farklılıklarının öne çıkmasını özellikle istemektedirler. ... | | Görme engellinin fizikçi olabilme ıhtimali | M. Şahin BÜLBÜL
| Schilling ve MacRobert (1998) “Dünya Dışı Yaşam” gibi çok ilginç bir konuyu matematiksel bir problem olarak ele almışlardır. Gerçekte bilinmesi zor olan bir ihtimali, bilinebilecek küçük fonksiyonlar olarak yeniden yazıp bulmaya çalışmışlardır. Ortaya konulan ihtimal denklemindeki çarpanlar; gezegeni olan yıldız sayısı, yaşam olabilecek gezegen sayısı ve uygarlıkların yaşam süreleri gibi çeşitli faktörlerden oluşmaktadır. Uzayın bir köşesinde bir yaşam olabilir ama bunun bilinçli olması gerekir, bilinçli toplumlar olsa bile onların haberleşmeyi istemeleri gerekir. Tüm bu ihtimalleri matematiksel bir denklem haline getirdikten sonra “dünya dışı yaşam yoktur denilemeyeceğini ama olma ihtimalinin de küçük olduğunu” vurgulamışlardır. Benzer bir matematiksel yaklaşımla, bu çalışma boyunca, doğuştan görme engelli birinin fizikçi olabilme ihtimalini sorgulayacağız. ...
| Sessizlik kültürünün üretildiği alan: Üniversite
| A.Varnas YILDIRIM | “Sessizlik Kültürü”, Freire’in eleştirel pedagojisinde kullandığı temel kavramlardan biridir. Freire, bu kavramı, kitle (yığın) hâline gelen bir topluluk veya bir toplum için kullanır. Bu durumda olan bir kitle diyalog karşıtı, otoriteryen kişilik formunun hâkim olduğu, kendi olamama durumuyla karşı karşıya olan bir özelliğe sahiptir. Bu yapı gücünü sessizliğinden yani tepkisizliğinden alır. Nitekim bu toplumların Baudrillard (1998)’ın deyimiyle “ne geçmişte ne de gelecekte yazabilecekleri bir tarihleri yoktur. ... |
|
|
|
|